Mis gibi 3 puan
Spor

Mis gibi 3 puan

İnönü’de başlama düdüğü çalındığı sırada, üç duygu iç içe yaşanmaktaydı: Sevinç… Umut… Gurur… Önce “Gurur”la başlayalım., Hayatının 22 senesini siyah beyazlı formayı terletmeye hasreden ve bunu da hakkıyla yapan bir...

3 okuma

İnönü’de başlama düdüğü çalındığı sırada, üç duygu iç içe yaşanmaktaydı: Sevinç… Umut… Gurur… Önce “Gurur”la başlayalım., Hayatının 22 senesini siyah beyazlı formayı terletmeye hasreden ve bunu da hakkıyla yapan bir efsane futbolcuya veda töreni vardı bugün. Necip Uysal… Hani şu tribünün ısrarla ve hakkını vererek adını hep andığı haliyle “Beşiktaş’ın Çocuğu, Necip Uysal” Çok mütevazı bir törenle yolcu ettik Necip’i. Daha iyisini daha görkemlisini de hak ediyordu.

Ama bu kulüp böyledir. Kimi zaman “vefa”nın dünya çapında ve en görkemli örneklerini sergiler. Kimi zaman da Necip’e yapıldığı gibi buruk vedalarla uğurlar bu kadar emektar bir oyuncuyu.

O’nu hep fedakarlıkları ve kapasitesini hep zorlayarak “iyi günde de kötü günde de” yüzde yüzünü veren bir Kara Kartal olarak anımsayacağız. Gelelim “Sevinç ve umut”a… Ezeli 3 rakibi de puan yitirmiş bir Beşiktaş iki gün üst üste sevinmiş ve bugün bu stada, “Kazanıp, ilk haftayı lider bitirme umudu” ile gelmişti. Vincenzo Italiano Hoca, bugün sağ bekte Morillo’nun yerine Taylan’ı, ileride de Oh’un yerine Semih’i koyarak başladı.

Emirhan’ı da kenarda bekletip, “Djalo - Agbadou ikilisi ile “stoper çifti” yaptı. Hafta içindeki UEFA maçında 68’de oyuna aldığı yeni transfer Leandro Trossard’ı da ilk 11’de, sol kanatta başlattı. Eyüpspor, beklendiği gibi ilk yarının neredeyse tamamında geriye yaslanıp, ileriye, iki hızlı ve uzun siyahi oyuncusu Costa ve Abdullah’a atılacak uzun toplara bel bağladı.

Ama onlar da etkisiz kaldılar. Birinci devrenin neredeyse tamamında Beşiktaş üstün oynadı ama, gol dakikasına kadar etkili şut bulamamasının bir nedeni “Bitirici adam” eksiği ise, diğer nedeni Eyüpspor’un savunmada kimi zaman 4 - 5 hatta 6 adamla rakip oyuncuları “boğmasıydı” Semih Kılıçsoy maalesef bu tür boğmaları aşacak fiziki kıvraklığa ve yeteneğe ve doğru yerde durma reflekslerine sahip bir çocuk değil. O yüzden Beşiktaş takımı ne yapıp ne edip bir an önce Dusan Vlahovic’i devreye sokmalı.Ama baskılı oyun ve hızlı çıkan orta saha 25’nci dakikada golü getirdi.

Olaitan’ın çok akıllı biçimde ileriye aşırtarak yolladığı “şandelleme” topu Czerny harika takip etti ve kaleye yaklaşırken harika bir “tek vuruşla” golü yaptı. Durum 1-0 olunca stadın coşkusu görüimeye değerdi doğrusu. Çok erken, çok çok erken denilebilir ama… Tribün “Yer Siyah Gök Beyaz Şampiyonsun Beşiktaş” diye inlemeye başladı.

Takım da biraz daha havaya girdi. 33’ncü dakikada Agbadou’nun sağ kanatta 4 Eyüpsporlu’nun ayağından söküp müthiş bir mücadeleyle aldığı topu ceza sahası içine muz ortalamasına Orkun kafaya çıktı ama… Orkun’un boyu 9,5 santim daha uzun olsa, skor “2” olur ve bu stat yıkılırdı. Olmadı.

İlk devre de başka bir bir kayda değer pozisyon olmadan bitti. Trossard’ın sol kanatta ümit veren “harmanlamalarını”, Rıdvan’ın ve Taylan’ın sol kanatta güven veren oyunlarını not düşmezsek, ilk yarıda bu adamların performanslarına haksızlık etmiş oluruz. 52’nci dakikada Beşiktaş kendine göre sağ kanattan frikik kazandı.

Czerny, bu tip atışların adamı Orkun’un kulağına eğilip “Bana bırak” dedi.Vurdu ve uzak direğin dibine nişanladı. Beşiktaş, kelimenin tam anlamıyla ikinci yarının da hakimi olmaya karar vermişti. Zaten oyunun gidişatı da buna “mukadderdi” Eyüpspor’un niyeti zaten başlama düdüğünde belliydi.

Avrupa maçlarında geri dönüşlerde ağır kalan Beşiktaş defansını gafil avlayacak sürpriz bir top kaybına bağlı kontrataklardan medet ummak. Ama Eyüp’ün de o kapasitesi yoktu.62’nci dakikada İtaliano Hoca, beklenen değişiklikleri yaptı. Etkili olamayan Semih’in yerine Oh’u, sol kanada da Trossard’ın yerine ilk maçlarda göz dolduran İlhan Fakılı’yı aldı.

Yerinde ve takımın enerjisini bir anda fırlatacak, rakibi de telaşa sokacak değişikliklerdi bunlar. 68’nci dakikada konuk ekip Eyüpspor’da Costa ikinci sarı karttan kırmızı görünce, Beşiktaş’in “eli” biraz daha rahatladı. 70’te bu kırmızı kartın getirdiği frikik, Orkun’un denemesinde az farkla dışarı çıktığında İnönü’nün ateşi biraz daha “harlandı” Tribün çılgınca ikinci golü istiyordu.

Öyle ya “futbol bu, her şey olabilir”di.  İkinciyi atıp rahatlamak gerekiyordu. 77’de Salih Özcan’ın rakip oyuncu Abdullah’ın hem biçip hem de formasından çekmesi sarı kartı hakediyordu. Burada hakem Oğuzhan Çakır, Beşiktaş’ı haksız yere kollamış oldu.Bir türlü ikinci golü bulamayan Beşiktaş, 80’den sonra çok denedi, çok set oyunu yaptı ama o top o rakip kaleyi bir türlü bulamadı.

88’de artık biraz rölantiye dönmeye karar veren Vincenzo Hoca, Ndidi, Outtara ve Rashica’yı oyuna alarak, bugün çok formda gözüken Rıdvan, Czerny ve Olaitan’ı kenara aldı. Özellikle Rıdvan’a kocaman bir nazar boncuğu takmak istiyorum. İlk 4 maç üst üste eleştirdim.

Bugün bunu hak etti bu çocuk. Hakemin 4 dakika ilave ettiği maçtan Beşiktaş 1-0 galibiyetle çıkarken, bu kadar baskılı ve üstün oyunun hakkının bu olmadığı bir gerçek ama. Rakiplerinin bu kayba uğradığı bir haftayı 3 puanla bitirmek çok önemliydi.

İlgili Haberler