Kışın yataktan çıkmayı imkansız kılan o gizli neden
Havalar soğuduğunda sabahları yataktan çıkmak adeta bir mücadeleye dönüşüyor. Yazın erkenden uyanmakta zorlanmayanlar bile kış aylarında alarmı tekrar tekrar erteleyebiliyor. Akşam saatlerinde erkenden bastıran uyku,...
Havalar soğuduğunda sabahları yataktan çıkmak adeta bir mücadeleye dönüşüyor. Yazın erkenden uyanmakta zorlanmayanlar bile kış aylarında alarmı tekrar tekrar erteleyebiliyor. Akşam saatlerinde erkenden bastıran uyku, gün içindeki enerji düşüklüğü ve sürekli dinlenme isteği ise pek çok kişinin ortak şikayeti haline geliyor.
Peki, kışın vücudumuz neden daha fazla uyumak istiyor? Bunun yanıtı, biyolojik saatimizden uyku hormonlarına kadar uzanıyor. Kış aylarında uyku isteğinin artmasındaki en önemli etkenlerden biri gün ışığının azalması.
İnsan vücudunun biyolojik saati, büyük ölçüde ışık ve karanlık döngüsüne göre çalışıyor. Günlerin kısalması ve karanlık sürenin uzaması, uyku-uyanıklık düzenini etkileyebiliyor. Beyinde üretilen melatonin hormonu karanlıkta salgılanmaya başlıyor ve vücuda uyku zamanının geldiğini bildiriyor.
Kış aylarında karanlık sürenin uzaması, melatonin salgısının da daha uzun sürmesine neden olabiliyor. Bu nedenle sabahları uyanmak ve güne başlamak daha zor hissedilebiliyor. Kışın kendimizi daha yorgun ve isteksiz hissetmemizin bir diğer nedeni de güneş ışığına daha az maruz kalmamız.
Gün ışığı, vücudun biyolojik ritminin yanı sıra ruh haliyle ilişkili bazı beyin kimyasallarının düzenlenmesinde de rol oynuyor. Özellikle serotoninle ilişkili süreçlerdeki değişimler, bazı kişilerde enerji düşüklüğü ve isteksizlikle kendini gösterebiliyor. Bu nedenle kış aylarında yalnızca uyku ihtiyacı değil, gün boyunca bir şeyler yapma isteği de azalabiliyor.
Kışın daha uzun uyumak istemek her zaman bir sağlık sorunu anlamına gelmiyor. Nitekim Sleep dergisinde yayımlanan ve 73 milyon gecelik uyku verisini inceleyen bir araştırmada, Kuzey Yarım Küre'de yaşayanların kış aylarında yaz mevsimine göre ortalama 15-25 dakika daha uzun uyuduğu ortaya konuldu. Ancak sürekli uyuma ihtiyacı, günlük yaşamı etkileyen yorgunluk, isteksizlik ve sabahları dinlenememiş uyanma gibi belirtilerle birlikte görülüyorsa dikkate alınmalı.
Mevsimsel duygudurum bozukluğu da bazı kişilerde aşırı uyuma ve enerji kaybıyla kendini gösterebiliyor. Kış aylarında uyku düzenini korumak ve gün içindeki enerji seviyesini desteklemek için bazı alışkanlıklar yardımcı olabilir. Sabah saatlerinde gün ışığından yararlanmak, düzenli saatlerde uyuyup uyanmak ve gün içinde hareketli kalmak bunların başında geliyor.
Özellikle sabahları açık havada kısa bir yürüyüş yapmak, biyolojik saatin ışık-karanlık döngüsüne uyum sağlamasını destekleyebilir. Ayrıca uyku saatlerini sürekli değiştirmemek ve yeterli süre dinlenmek de önem taşıyor. Kısacası kışın yataktan çıkmakta zorlanmamız yalnızca havanın soğuk olmasından kaynaklanmıyor.
Gün ışığının azalmasıyla birlikte vücudumuzun biyolojik saatinde meydana gelen değişiklikler de bu isteği artırabiliyor.



