16 October 2026, Friday
Karaman Garı'nda Bir İnsanlık Dersi
Gündem

Karaman Garı'nda Bir İnsanlık Dersi

Karaman Garı dokuz gün sonra 122. yaşına  girecek. Garın yapımında emeği geçenlerden hiçbiri hayatta değil. Onlar çoktan toprağa karıştı. Ama gar tüm güzelliğiyle, sadeliğiyle kültürel ve mimari miras olarak dimdik...

Karaman Garı dokuz gün sonra 122. yaşına  girecek. Garın yapımında emeği geçenlerden hiçbiri hayatta değil.

Onlar çoktan toprağa karıştı. Ama gar tüm güzelliğiyle, sadeliğiyle kültürel ve mimari miras olarak dimdik ayakta. Anadolu’da inşa edilmiş ilk gar, 1858 yılında yapımına başlanılıp 1861 yılında tamamlanan İzmir Alsancak Garı.

Karaman'ın tarihi garı ise Osmanlı İmparatorluk Bağdat Demiryolu Şirketi tarafından inşa edilerek 25 Ekim 1904'te hizmete girdi. Günümüzde Karaman İstasyonu, Ankara – Karaman ve İstanbul – Karaman Yüksek Hızlı Trenleri'ne, Toros Ekspresi Anahat Trenleri'ne ve Konya – Karaman Bölgesel Trenleri'ne hizmet vermekte. Gar binası özgün mimari unsurları ve taş işçiliği ile dikkati çeker.

Geçmişin izlerini koruyan tarihi bir yolcu salonuna sahip. İki katlı; koyu sarı renkli, pencere pervazları ve söveleri beyaz alçı kabartma, ahşap aksamı koyu kahve, koyu kırmızı kiremitli seyirlik bir bina. Ana binanın tam ortasında yine bir alçı kabartma üzerinde büyük harflerle "KARAMAN" yazısı yer alır.

Garlar, bir vedalar müzesidir, kimileri için hüzün, kimileri için sevinç gözyaşları dökülen mekânlardır. Her Karamanlının istasyon ile ilgili bir hikâyesi vardır. Size nostaljik değil, güncel bir gar hikâyesi anlatacağım.

Geçenlerde, gençliğinin en güzel yıllarını Karaman'da geçiren, Karaman'da dayalı döşeli bir evi olan ve üç yıldır Ankara'da yaşayan bir ağabey ve artık başkente kök salmış bir başka ağabeyle Kızılay'da bir kafede buluştuk. İnce ince yağmur yağıyordu. Başımızın üstündeki dev şemsiye bizi yağmurdan, şemsiyenin ortasındaki ısıtıcılar ise soğuktan koruyordu.

Mekânın bahçesinde oturmayı tercih ettik. Bahçe, 210 adet tescilli anıt meşe ve çınara sahip, ıhlamur, sedir, iğne yapraklılar başta olmak üzere 3 bini aşkın çeşitli türden ağacın bulunduğu Saraçoğlu Mahallesi'nde, cennetten bir köşeydi. Ağabey, Karaman'dan eli boş gelmemiş.

Bana, Mut'ta 17 yıldır yayımlanan ve 77 sayıya ulaşan Çıtlık dergisinin iki sayısı ile baykuş koleksiyonum için Anamur'dan aldığı bir objeyi hediye getirmiş. Diğer arkadaşımıza da Karamanoğlu dönemi eseri Mamure Kalesi'nin resmi bulunan bir tepsi almış. Vanilyalı rooiboslarımızı içerken, sohbet koyulaştı.

Umut, umutsuzluk, incelik, kabalık derken, Ankara'ya yeni dönen ağabey Karaman Garı'nda yaşadığı olayı anlattı. "Bizi istasyona getiren araçtan indik. İki valizimiz var.

Taşımakta zorlanacağımı biliyordum. Bir atık toplayıcı bizi gördü. Kırk yaşlarında, elbiseleri bir hayli yıpranmış biriydi.

Hemen yanımıza geldi. Elinde çekçek benzeri bir araç. Eşyalarımızı üzerine koydu, iki seferde içeriye taşıdı.

Teşekkür ettim, bir ikiyüzlük çıkarıp uzattım. Birden yüzü gerildi, ciddileşti. -Abi, ben para için yapmadım.

Size yardımcı olmak için, insanlık namına yardım ettim, dedi ve eline sıkıştırdığım parayı iade ederek, hızla uzaklaştı. Hanımla arkasından bakakaldık. Bir dakika bile geçmeden koşar adım adama yetiştim.

Teşekkür ettim. -Abicim, insanlık öldü mü? İki adımlık yere iki parça eşyanı götürdüm.

Bunun sözü mü olur? Ne parası! dedi.

Uysal halim gitti, duygusal halim geldi. Ağlamaya başladım. Atık toplayıcıyı kucakladım.

-Sen ne güzel bir insansın. Çoluk çocuğun var mı? diye sordum.

Dört kızı varmış. Atık toplayarak evini geçindiriyormuş. Parayı tekrar uzattım.

"Bu parayı kızların için veriyorum. Ne olur hatırımı kırma. Lütfen al" diye adeta yalvardım.

Parayı verdikten sonra hanımın yanına döndüm ve vagona geçtik. Ankara'ya kadar bu olayın etkisinden kurtulamadık. Bir yanda paraya doymayan aç gözlüler, bir yanda rızkını çöpte arayan tok gözlüler.

Garda karşılaştığım gibi "Ben para için değil insanlık için yardımcı oldum" diyen insanlar var oldukça ümitsiz olmayacağız." Umutlu olmamızı sağlayan güzel insanlar hâlâ varlar. Dünyada "küçük iyilik" diye bir şey yoktur. Her yardım, yüzlerce gönülde iyilik dalgaları yaratır.

İyi insanlar merhametli olur, iyilik daima iyilikle karşılık bulur.

İlgili Haberler