Karapınar Gündem
Son Dakika
Gündem

Karadeniz'de savaşın yeni cephesi

Karapınar Gündem 2 okuma
Karadeniz'de savaşın yeni cephesi

Cephedeki savaş artık yalnızca askerî mevziler üzerinden yürümüyor; liman vinçlerinden tahıl terminallerine, petrol boru hatlarından yük gemilerine kadar Karadeniz ekonomisinin damarları da doğrudan çatışmanın parçasına...

Cephedeki savaş artık yalnızca askerî mevziler üzerinden yürümüyor; liman vinçlerinden tahıl terminallerine, petrol boru hatlarından yük gemilerine kadar Karadeniz ekonomisinin damarları da doğrudan çatışmanın parçasına dönüşüyor. Bunun faturası ise Moskova ve Kiev’in çok ötesine, gıda ve enerji ithalatına bağımlı ülkelere uzanabilir. Rusya-Ukrayna savaşında son dönemde giderek daha fazla öne çıkan Karadeniz cephesi, karşılıklı saldırıların yoğunlaşmasıyla kritik bir dönemece girdi.

Rus ve Ukrayna kuvvetlerinin limanları, enerji altyapısını, gemileri ve deniz taşımacılığıyla bağlantılı tesisleri hedef almaya başlaması, savaşın askerî boyutunun yanında küresel ticaret açısından da yeni bir risk oluşturuyor. Son gerilimin merkezinde Rusya’nın Karadeniz kıyısındaki en önemli limanlarından Novorossiysk bulunuyor. Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarının gece saatlerinde kente yönelik saldırıları, yalnızca yerel altyapıya zarar vermekle kalmadı; Rusya’nın tahıl ihracatı ve enerji sevkiyatında stratejik öneme sahip tesislerin faaliyetlerini de etkiledi.

Novorossiysk Belediye Başkanı Andrey Kravçenko, çarşamba günü yaptığı açıklamada, gece gerçekleştirilen İHA saldırılarının yol açtığı hasar nedeniyle kentte su tedarikinin kesildiğini bildirdi. Yerel yönetim saldırıların ardından olağanüstü durum ilan ederken, hasarın boyutunun belirlenmesi için çalışmalar başlatıldı. Kravçenko ayrıca saldırılarda bazı eğitim kurumlarının da zarar gördüğünü açıkladı.

Böylece Ukrayna’nın Rusya topraklarının derinliklerindeki stratejik hedeflere yönelik İHA operasyonlarının Karadeniz kıyısındaki sivil altyapı üzerinde de doğrudan sonuçlar doğurduğu görüldü. Novorossiysk’i küresel piyasalar açısından asıl önemli hale getiren ise limanın Rusya’nın dış ticaretindeki rolü. Rusya dünyanın en büyük buğday ihracatçısı konumunda bulunurken, bu ihracatın önemli bölümü Novorossiysk başta olmak üzere Karadeniz limanlarından gerçekleştiriliyor.

Saldırının ardından Rusya’nın Novorossiysk Limanı’ndaki en büyük iki tahıl ihracat terminalinin faaliyetlerini askıya aldığı bildirildi. Limandaki operasyonların kesintiye uğraması, Ukrayna’nın saldırılarının yalnızca Rusya’nın askerî ve enerji kapasitesine değil, Moskova’nın küresel tarım ticaretindeki ağırlığına da ulaşmaya başladığını gösteriyor. Bu tablo savaşın Karadeniz’de giderek farklı bir karakter kazanmasına yol açıyor.

Çünkü bir limanın birkaç saat ya da birkaç gün devre dışı kalmasının etkisi yalnızca Rusya’nın ihracat gelirleriyle sınırlı değil. Karadeniz’den çıkan buğday ve diğer tarım ürünlerine bağımlı ülkelerde arz, nakliye maliyetleri, sigorta primleri ve nihayetinde gıda fiyatları üzerinde zincirleme etkiler ortaya çıkabiliyor. Ukrayna’nın Novorossiysk saldırısına karşılık Rusya da Karadeniz’in Ukrayna kıyılarındaki stratejik hedeflere yönelik operasyonlarını sürdürdü.

Rusya Savunma Bakanlığı, çarşamba günü Odessa Limanı’nda askerî teçhizat taşıdığı ileri sürülen bir yük gemisinin vurulduğunu açıkladı. Rus tarafına göre operasyon bununla sınırlı kalmadı. Çornomorsk Limanı’ndaki yakıt depolama tesisleri ile liman altyapısının da hedef alındığı, ayrıca Oçakiv Limanı’ndaki bir Ukrayna devriye botuna saldırı düzenlendiği bildirildi.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova ise Moskova’nın Karadeniz’de Ukrayna kuvvetleri tarafından kullanıldığını savunduğu hedeflere yönelik “hassas saldırılar” gerçekleştirdiğini söyledi. Zaharova, Rusya’nın hedef aldığı tesis ve deniz araçlarının Azak Denizi ile Karadeniz’de seyrüsefer güvenliğini istikrarsızlaştırmaya yönelik faaliyetlerin parçası olduğunu öne sürdü. Moskova ayrıca Batılı ülkelerden Ukrayna’ya silah ve askerî malzeme taşıdığı iddia edilen gemiler ile bunların kullandığı altyapının da operasyonların hedefleri arasında bulunduğunu belirtiyor.

Rusya’nın açıklamaları, Karadeniz’deki operasyonların geçici bir misilleme olmaktan çıkarak daha kapsamlı bir stratejinin parçasına dönüşebileceğine işaret ediyor. Zaharova, Rus askerî operasyonlarının bölgedeki “güvenlik tehditleri tamamen ortadan kaldırılıncaya kadar” devam edeceğini söyledi. Bu açıklama, Karadeniz’de ticari ve askerî faaliyet arasındaki sınırların giderek daha fazla bulanıklaşması bakımından da önem taşıyor.

Rusya, Ukrayna’ya Batı menşeli askerî malzeme taşıdığını iddia ettiği gemileri ve bunlarla bağlantılı liman altyapısını meşru askerî hedef olarak değerlendirirken, Kiev ise Rus enerji ve lojistik altyapısını Moskova’nın savaş kapasitesini finanse eden sistemin bir parçası olarak görüyor. Ukrayna yönetimi, son dönemde Rusya’nın enerji tesisleri, petrol altyapısı ve diğer stratejik noktalarına yönelik saldırılarını artırmasının temel amacının Moskova’nın savaşı finanse etmek için kullandığı ekonomik kaynakları azaltmak olduğunu savunuyor. Karadeniz’deki saldırıların enerji sevkiyatları üzerindeki etkisi de giderek daha görünür hale geliyor.

Bölgedeki İHA saldırılarının temmuz ayında Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu’nun yükleme operasyonlarının yüzde 20’ye varan bölümünü aksattığı belirtiliyor. Bu gelişme Karadeniz’deki savaşın yalnızca Rusya-Ukrayna hattında değerlendirilmesini zorlaştırıyor. Çünkü Hazar bölgesinden çıkarılan petrolün uluslararası piyasalara ulaştırılmasında Karadeniz terminalleri kritik bir geçiş noktası oluşturuyor.

Liman ve enerji altyapısına yönelik saldırıların yoğunlaşması, petrol tankerlerinin hareketinden sigorta maliyetlerine, sevkiyat programlarından küresel enerji fiyatlarına kadar çok sayıda başlıkta yeni belirsizlikler yaratabilecek potansiyele sahip. Rusya ise Ukrayna’nın tahıl ve tarım altyapısına yönelik saldırılarını küresel gıda güvenliği üzerinden uluslararası gündeme taşımaya çalışıyor. Zaharova, tahıl ve gübre ihracatıyla bağlantılı tesislerin vurulmasının dünya piyasalarındaki tahıl açığını büyütebileceğini ve gıda fiyatlarının yükselmesine neden olabileceğini savundu.

Moskova, uluslararası topluma ve ilgili çok taraflı kuruluşlara Ukrayna saldırıları konusunda “objektif değerlendirme” yapmaları çağrısında bulunurken, Rus tarım ürünlerinin dünya piyasalarına engelsiz biçimde ulaştırılmasının güvence altına alınmasını istedi. Rusya’nın önde gelen tahıl sektör kuruluşları da daha önce benzer bir uyarıda bulunmuştu. Geçen ay yapılan açıklamalarda, Ukrayna’nın Karadeniz’deki İHA saldırılarının devam etmesi halinde Rus tahıl ihracatının yakın gelecekte ciddi biçimde aksayabileceği, hatta bazı güzergâhlarda durma noktasına gelebileceği ileri sürülmüştü.

Rus tahıl sektörünün uyarılarında özellikle Afrika ve Ortadoğu ülkelerine dikkat çekiliyor. Karadeniz üzerinden gerçekleştirilen tahıl sevkiyatlarında yaşanacak büyük çaplı bir kesintinin uluslararası fiyatları artırabileceği ve ithalata bağımlı ülkelerde gıda güvenliği sorunlarını ağırlaştırabileceği belirtiliyor. Savaşın başından bu yana Rusya ve Ukrayna’nın dünya tahıl piyasasındaki ağırlığı nedeniyle Karadeniz’deki her askerî gerilim uluslararası piyasalarda yakından takip ediliyor.

Limanlara doğrudan saldırıların artması ise riskin artık teorik olmaktan çıktığını gösteriyor. Çünkü savaşın ilk dönemlerinde temel tartışma Ukrayna tahılının Karadeniz’den nasıl çıkarılacağı üzerine yoğunlaşırken, gelinen noktada Rus tahıl terminallerinin de doğrudan saldırıların etkisi altında kalması yeni bir denklem yaratıyor. Ukrayna ise Rus enerji altyapısına yönelik saldırılarını askerî stratejisinin önemli parçalarından biri haline getirmiş durumda.

Kiev, petrol ve enerji tesislerinden elde edilen gelirlerin Rus ordusunun finansmanında kullanıldığını belirterek bu tesislere yönelik operasyonların Rusya’nın savaş kapasitesini zayıflatmayı amaçladığını savunuyor. Bu nedenle Ukrayna İHA’larının menzili genişledikçe Rusya’nın rafinerileri, petrol depoları, limanları ve enerji nakil hatları daha sık hedef haline geliyor. Novorossiysk gibi hem enerji hem tahıl hem de ticari taşımacılık açısından kritik merkezlerin saldırıya uğraması ise bu stratejinin Karadeniz’de daha geniş ekonomik sonuçlar yaratmaya başladığını ortaya koyuyor.

Moskova ise aynı mantığı Ukrayna limanlarına yönelik saldırılarında kullanıyor. Rusya, Odessa ve Çornomorsk gibi limanların yalnızca ticari merkezler olmadığını, Ukrayna’ya Batı’dan gönderilen silah ve askerî teçhizatın ülkeye girişinde kullanıldığını öne sürerek operasyonlarını gerekçelendiriyor. Böylece Karadeniz’de karşılıklı olarak son derece tehlikeli bir denklem ortaya çıkıyor: Kiev Rus liman ve enerji altyapısını Moskova’nın savaş ekonomisinin parçası olarak görüyor; Moskova ise Ukrayna limanlarını Batı’nın Kiev’e askerî desteğinin lojistik kapısı olarak değerlendiriyor.

Her iki tarafın bu yaklaşımı sürdürmesi halinde Karadeniz’de askerî hedef ile ekonomik altyapı arasındaki çizginin daha da silikleşmesi bekleniyor. Bunun sonucu yalnızca daha fazla limanın veya enerji tesisinin vurulması değil, ticari gemilerin bölgeye giriş maliyetlerinin yükselmesi ve uluslararası şirketlerin risk hesaplarını yeniden yapması olabilir. Karadeniz’de yükselen gerilimin en ironik tarafı da burada ortaya çıkıyor: Rusya ve Ukrayna birbirlerinin savaş ekonomisini zayıflatmak için limanları, enerji tesislerini ve lojistik ağları hedef alırken, ortaya çıkabilecek ekonomik hasarın önemli bölümünü savaşa taraf olmayan ülkeler ödeyebilir.

Bir başka ifadeyle Moskova’nın petrolü, Kiev’in silah sevkiyatı ve iki tarafın savaş hesapları için başlayan Karadeniz mücadelesi; Afrika’da ekmeğin, Ortadoğu’da unun, Avrupa’da enerjinin fiyatına kadar uzanabilecek yeni bir ekonomik cephe açıyor. Novorossiysk’te tahıl terminallerinin faaliyetlerinin durması, Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu’nun yükleme kapasitesinde yaşanan aksama ve Rusya’nın Odessa ile Çornomorsk’taki liman ve enerji altyapısına yönelik saldırıları birlikte değerlendirildiğinde, Karadeniz’in artık savaşın yan cephesi olmadığı görülüyor. Bölge aynı anda askerî, enerji, tahıl ve küresel ticaret cephesine dönüşüyor.

Rusya ve Ukrayna’nın karşılıklı saldırıları devam ettikçe yalnızca iki ülkenin savaş kapasitesi değil, Karadeniz üzerinden dünyaya ulaşan milyonlarca ton tahıl ve enerji ürününün güvenliği de tartışmalı hale geliyor. Savaşın geldiği noktada füzeler ve İHA’lar cephedeki mevzilerin çok ötesine geçmiş durumda. Bir tarafta Rusya’nın tahıl ve enerji ihracat kapısı Novorossiysk, diğer tarafta Ukrayna’nın Karadeniz’e açılan Odessa ve Çornomorsk limanları hedefte.

İki ülke birbirinin savaş damarlarını kesmeye çalışırken, Karadeniz’deki her yeni patlamanın yankısı artık yalnızca cephede değil; dünya piyasalarında, enerji faturalarında ve milyonlarca insanın sofrasında duyulma riski taşıyor.

İlgili Haberler