07 October 2026, Wednesday
İlimizdeki İntihar ve Boşanma Oranlarındaki Artış Nedenleri
Ekonomi

İlimizdeki İntihar ve Boşanma Oranlarındaki Artış Nedenleri

İnsan biyo-psiko-sosyal bir canlıdır. Ruhsal iyi oluş hali bu üçünün de iyi olmasıyla gerçekleşmektedir. Biyolojik ihtiyaçların en temeli, uyku düen önemlisi olmak üzere, yeterli-dengeli beslenme ve spordur. Yapılan...

İnsan biyo-psiko-sosyal bir canlıdır. Ruhsal iyi oluş hali bu üçünün de iyi olmasıyla gerçekleşmektedir. Biyolojik ihtiyaçların en temeli, uyku düen önemlisi olmak üzere, yeterli-dengeli beslenme ve spordur.

Yapılan araştırmalarda, düzenli olarak yapılan kitap okuma ve yürüyüş alışkanlığı günlük stresin % 68’ini almaktadır. Ayrıca en çok ihmal edilen şeylerin başında düzenli kan tahlili yaptırılması ve neticesinde eksik olan vitamin ve mineraller tamamlanmalıdır. Bazı ülkelerde yalnızlık bakanlığı oluşturulmuştur.

Evet, gittikçe hem insanlardan uzaklaşmaktayız; hem de insanları kendimizden izole etmekteyiz. İnsanlara alıştırılamayan tek şey nedir biliyor musunuz? Esarettir.

İnsan sadece fiziksel olarak prematüre doğan bir canlı değildir. Sosyal yönden her daim diğer insanlarla beraber yaşayarak mutlu olabiliriz. Okullarda bu yüzden vardır.

Akademik başarı uzaktan eğitimle başarılabiliyor ama çocuklar, problem çözme becerisi, iletişim becerisi gibi sosyal becerileri sadece akranlarıyla beraberken öğrenebilmektedir. İnsanın en iyi psikoloğu önce kendisi; sonra onu en iyi tanıyan kimselerdir. O yüzden klasik cümle “senin bir çocukluğuna inelim” demek.

Türkiye’de psikolojik danışmaya ve yeşil reçete ilaçlara ihtiyaç duyulması sosyal izolasyonla doğru orantılı olarak artmıştır. Bazı kurumsallaşmış fabrikalar çözmüş olsa da, fabrikaların vardiyalarının 3 yerine 2 olması, yada ailelerin sosyo-ekonomik sebeplerden dolayı fazla mesai yapmak zorunda kalması, ailelerimizde birlik, beraberlik ve huzurunu bozmuştur. Malum salgın döneminden sonra bu durum daha da vahim bir hal almıştır.

Ev ve araba almak oldukça güçleşmiştir. Kiraların başını alıp gitmesi çabası olmuştur. Anne babaların beraber çalışmak zorunda kalması, çocuklarına gerekli zamanı ayıramaması, hatta çift vardiya sisteminde anne babanın ve çocukların birbirlerini göremedikleri günler vardır.

Son kalemiz olan aile ilişkileri, bu sebeplerle çok hırpalanmış ve bu ailelerin çocuklarının kurduğu yuvalar kök salamamıştır. Ebeveynler önceden sadece anne ve baba olmak üzere iki tane idi. Son zamanlarda uzmanlar anne, baba, anne ve babanın ilişki ve iletişimi olmak üzere üçe çıkmıştır.

Özelliklede ailelerin çocuklarını evlendirdikten sonra bile hala aile içi özellerine müdahale etmelerinden kaynaklanan sorunlar, parçalanmada yeterli sebeplerden bir tanesi olmaktadır. Yine diğer bir sebep de, gençlerin ekonomik özgürlüğünü eline almadan evlenmeleridir. Ailelere, ekonomik yönden gebe olmaları gençlerin kendi aile içi kararlarını almadaki özgürlüklerini ellerinden almıştır.

Hele hele film, sinema ve dizisini izlediğimiz zengin kız fakir oğlan durumu söz konusu ise maalesef eller kollar bağlanıyor. Karı-koca statüsünün rolleri birbirine giriyor. Doğal olarak da rol çatışması kaçınılmaz hale geliyor.

Maneviyat eksikliği de boşanma ve intihar sebeplerinin en başını çektiğini düşünüyorum. Allah’ın bizlere verdiği canın emanet olduğunu biliyoruz. Ama bırakın canı, verilen hangi emanet de gerekli hassasiyeti gösteriyoruz tartışılır.

Maalesef intihar ve boşanma davranışları bulaşıcıdır. Yani intihar düşünen ya da boşanmayı isteyen bir insan, toplumda bu olaylar çoğaldıkça ve normalleştikçe, cesaretlenmektedir. Evlilik ben den biz olmaya doğru geçiştir.

Eşler, eşinin ailesi ile kendisi arasında seçim yaptıramaz. Çünkü muadil bir durum söz konusu değildir. Farz edelim böyle bir durum da kalınsa bile eşler önceliği kendi kurdukları ailesine vermelidir ki aile mevhumu sürdürülebilir olsun.

Eş diyoruz bakın, yani birbirine benzeyen iki şey eştir. Şöyle bir örnek vermek istiyorum; evlilik daha önce hiç karıştırılmamış 2 maddenin bir araya getirilmesidir. Mesela limon suyu ile çayın ilk defa karıştırıldığını farz edelim.

Limon suyu öncesinde çok sevilen, beğenilen, faydalı bir içecek; çayda hakeza olmazsa olmazımız her daim her yerde içtiğimiz bir içecek idi. Biz bunları karıştırdığımızda ortaya çıkan yeni sıvının zamanla daha faydalı ve daha çok sevilen bir sıvı haline geleceğini görürüz. Başlarda limonu fazla, çayı az vb.

şikâyetler, istek ve beklentiler olacaktır. Ama zamanla dengeler yerine oturunca bu nizam sağlanacaktır. Uzmanlar salam bir evliliğin en az 5 senede oturacağını belirtmektedir.

Eşler birbirlerini tanımak için zaman vermeli değiştirebileceği davranışları için çaba göstermeli; değiştiremeyeceği davranışlar için ise olduğu gibi kabul etme hoşgörüsüne girmelidirler. İntihar bir diğer söylemle öze kıyımın başlıca sebeplerinden biriside aile bağlarının, zayıflayıp yok olma aşamasına kadar gelmesidir. Düşünün canından vazgeçecek kadar hayatından bezmek durumu söz konusudur.

Hatta kişi vicdanına yenik düştüğü için önce aileyi katledip sonra kendisine kıyıyor. İnsanları çıkmaza sokan maddi, manevi ve sosyolojik sebepler aslında bilinen ve çözüm yolları olan şeylerdir. Ama maalesef kimsenin kimseden haberi olmadığı için geç kalma durumu söz konusu olmaktadır.

"Komşusu açken tok yatan bizden değildir" diyen Cenabı Peygamberin ümmetleri olarak, bırakın açlığı aynı apartmanda yaşayıp bir birini tanımayan ve bir birine gidip gelmeyen komşular haline geldik. İntiharların gizlice beklenmeden olmasını, zekâta ihtiyacı varken isteyemediği için; ihtiyacı olmayanlara verilmesine benzetiyorum. Maddi ve manevi desteğe ihtiyacı olan; ama gerçekten ihtiyacı olanları bilmemiz ve toplumun bütün organlarını harekete geçirerek el atmamız gerekmektedir.

Bunun için de Resûsünnetini arttırmamız lüzumdur: “İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Size, yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir iş göstereyim mi? Aranızda selâmı yayın.” Ekonomik sıkıntılar yoksullardan çok zengin insanların biyo-psiko-sosyal dengesini bozmaktadır.

Borsa, kripte-bitcoin, döviz derken buna altın da dâhil olmaya başladı. Kumarın zararından bahsetmeye bile lüzum görmüyorum. Hırs ile hareket eden insanlar kötü yatırım ya da aldanma yoluyla, hem kendine hem de çevresine çok büyük sıkıntılar yaşatmaktadır.

Bunlar ailede çatlaklar oluşturmakta ve kısa zamanda çok büyük kayıplar yaşamakta ve öze kıyıma kadar gitmektedir. Helal kazanılan 2 liranın, haram yollarla elde edilen 3 liradan fazla olduğunu kolay anlatamadığımız yeni nesil ile kuşaklar arası çatışma da oldukça önemli problemler yaşatmaktadır. Yeni nesil hazırcı, kolaycı ve her istediği yapılarak hem de istediği zamanda yapılarak büyütülen, evde patron olan nesiller olmuştur.

Son kalemiz olan ailelerimize lütfen sahip çıkalım. En güzel çözüm önlem almaktır. Ebeveynlerin kendi çocuklarına verdiği zararı, yabancılar vermiyor çoğu zaman.

İlgili Haberler