Huzurevi sakinlerinin topladı: Kompost gübreye dönüştü
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bünyesindeki Etiler Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi'nde, sıfır atık ve gıda israfına dikkati çekmek amacıyla...
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bünyesindeki Etiler Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi'nde, sıfır atık ve gıda israfına dikkati çekmek amacıyla çalışma başlatıldı. Merkezin mutfağında yemeklerin hazırlanması sırasında ortaya çıkan meyve ve sebze atıkları ayrı toplanırken, huzurevi sakinleri de yemekhanede tükettikleri yemeklerden kalan organik atıkları ayrıştırarak projeye destek verdi. Toplanan atıklar, huzurevi sakinlerinin de katılımıyla kompostlaştırma işleminin gerçekleştirildiği tesise götürüldü.
Burada kontrollü şartlarda biyolojik süreçten geçirilen organik atıklar, faydalı mikroorganizmaların etkisiyle yaklaşık bir hafta içinde kompost gübreye dönüştürüldü. Elde edilen kompost gübre daha sonra yeniden huzurevine getirildi. Sakinler, kendi mutfaklarından çıkan atıkların dönüşmesiyle elde edilen gübreyi kullanarak saksılara çiçek fideleri dikecek.
Çiçeklerin, huzurevinin ortak alanlarında ve sakinlerin odalarında kullanılması, ilerleyen dönemde kuruluşu ziyaret eden misafirlere hediye edilmesi planlanıyor. Etiler Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Kerem Kaymaz, yaşlıların konforunu sağlamanın yanı sıra onların hayatın içinde, aktif ve üretken olmalarını desteklemeyi önemsediklerini söyledi. Kaymaz, "Kuruluşumuzun sıfır atık vizyonu kapsamında, Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi'nin himayelerinde gerçekleşen Sıfır Atık Projesi'ne ve Sayın Bakanımızın öncülüğündeki çalışmalara bizler de kuruluşumuzdaki sıfır atık vizyonuyla destek vermek istedik" dedi.
Mutfaktan çıkan organik atıkların değerlendirilmesini hem çevreye katkı hem de sakinler için bir uğraş terapisi olarak düşündüklerini aktaran Kaymaz, "Üretim sırasında ortaya çıkan meyve, sebze atıklarını, organik atıkları mutfağımız özenle ayrıştırdı. Sakinlerimiz de bu sürece destek verdiler. Onlar da yemekhanede yedikleri yemeklerin atıklarını kendileri ayrıştırdılar.
Hiçbir organik atığı ziyan etmeden anlaştığımız fabrikaya sakinlerimizle birlikte bu atıkları teslim ettik" ifadelerini kullandı. Kaymaz, sakinlerin atıkların artık çöp olmayacağını, yeniden değerlendirileceğini öğrendiklerinde büyük bir heyecan yaşadığını belirterek, "Çok mutlu oldular, aynı zamanda çok şaşırdılar. 'Mutfağımızdan çıkan ürünlerden çiçek mi üreteceğiz?' diye böyle bir şaşkınlık ve heyecan içindeydiler.
Hemen sahiplendiler onlar da projeyi. Bize çok destek verdi sakinlerimiz" dedi. Tesise götürülen organik atıkların kompost gübreye dönüştürüldüğünü belirten Kaymaz, elde edilen ürünlerin yeniden huzurevinde kullanılacağını söyledi.
Kaymaz, "Ürünlerimizi fabrikadan teslim aldık. Sakinlerimizle birlikte hemen saksılarımızın başına geçtik. Bu ürünlerden çiçek fideleri ektik.
Daha sonra bunları kuruluşumuzun ortak alanlarında, sakinlerimizin odalarında kullanacağız. Onlardan da her sabah heyecanla kalkıp çiçekleri sulamalarını bekleyeceğiz. Çocuklarını yetiştirdiler, torunlarını yetiştirdiler, öğretmenlerimiz öğrencilerini yetiştirdiler, şimdi de çiçeklerini yetiştiriyor yaşlılarımız" ifadelerini kullandı.
Kaymaz, çalışmanın Uluslararası Gıda Kaybı ve İsrafı Farkındalık Günü kapsamında bir farkındalık projesi olarak başladığını, zaman içinde üretimin sürdürülebileceği bir çalışmaya dönüştüğünü belirtti. Yaşlıların genç kuşaklara bırakmak istediği en önemli miraslardan birinin çevre bilinci olduğunu söyleyen Kaymaz, şunları kaydetti: "Yaşlılarımızın gençlere bırakacağı en büyük miras temiz, sağlıklı bir doğa ve bir bilinçti. Bizim amacımız buydu.
Ancak amacımızı biraz aştık. Artık üretime geçeceğiz. Bundan sonra sakinlerimiz yine mutfaklarından bu ürünleri toplayacaklar.
Yeniden kompostlarımızı üreteceğiz, çiçeklerimizi dikeceğiz. Bunu da gelen misafirlerimize hediye olarak sunacağız. Projemiz devam edecek." Huzurevi sakinlerinden Ayşe Nevin Ural da projeye katılmaktan büyük mutluluk duyduğunu söyledi.
Atıkların yeniden kullanılabilir hale gelmesinin kendisini mutlu ettiğini belirten Ural, şöyle konuştu: "Atıkların dönüşümle daha güzel ürün haline gelip yararlı olacağı ve doğamızı da güzelleştireceği için çok mutluyum. Bir de burada bu etkinlik yapıldığı için ve biz de bu etkinliğin bir parçası olduğumuz için çok çok mutluyum. Her şeyden evvel doğanın güzelleşmesi gerek ve güzel bir doğada yaşamak bambaşka bir şey.
Biz de bahçeyi güzelleştirmek istedik ve hakikaten inşallah hep beraber, el birliğiyle bir şeyler yapacağız. Bütün bu atıkların toplanarak tekrar aynı şekilde gayet güzel ürünler elde edilmesi hepimizi çok memnun ediyor. Hepimiz için çok güzel bir şey, yaşam için çok güzel bir şey." Ural, gençlerin de gıda israfının önlenmesi konusunda bilinçlenmesi gerektiğini belirtti.
Huzurevi sakini Sevim Nazile Tahmaz da atıkların dönüşümünü görünce çok şaşırdığını ve çok memnun olduğunu belirterek, "Bunun hep yapılmasını, ilerletilmesini istiyoruz. Sağ olsunlar, yaptılar" diye konuştu. Kompostlaştırma işlemini gerçekleştiren firmada kimya mühendisi olan Ahmet Kısır da projenin kapanışını huzurevi sakinleriyle birlikte yaptıklarını söyledi.
Kısır, organik atıkların kompostlaştırma adı verilen biyolojik süreçle toprak düzenleyici değerli maddelere dönüştürüldüğünü anlatarak, "Faydalı mikroorganizmalar organik atıkları belli süreçlerde toprak düzenleyici değerli maddelere dönüştürüyorlar. Bu kontrollü şartlarda sağlanıyor. Biz de makinelerimizle bu şartları oluşturarak bu faydalı mikroorganizmaların daha hızlı çoğalmasını, daha hızlı sirayet etmesini ve bu organik gübre dönüşümünü, kompost dönüşümünü daha hızlı yapmasını sağlıyoruz" açıklamasını yaptı.
Huzurevi sakinlerinin projeye büyük heyecanla katıldığını ifade eden Kısır, onların yaklaşımından kendilerinin de etkilendiğini dile getirdi. Kısır, "Kendileri çok heyecanlılardı. Bu konuda gerçekten bize de nüfuz etti onların heyecanları.
Kendileri sağlıklı neslin ne olduğunu biliyor, sağlığın ne demek olduğunu biliyor, toprağın beslenmesinin ne anlama geldiğini biliyor. Herhangi bir ticari kaygı da gütmedikleri için berrak bir zihinle bu konuya çok samimi ve içten yaklaşıyorlar. Biz bu sebeple projeyi yaparken çok keyif aldık" dedi.


