Bu yıl 30'uncusu düzenlenen festival Gurbetten Sıla'ya uzanan bir hasretin sılaya kavuşmakla bitişinin hikâyesidir. Türkiye'nin her tarafına yayılan Ermenekliler her yıl Ağustos’un son haftasında yapılan bu etkinliğe katılmaya gayret ediyor. 21 Ağustos günü Ermenek belediyesi tarafından yazarlar için tahsis edilen çadırımızda rengârenk bir insan Seli ile karşılaşıyoruz her yıl.
Bu bakımdan iki km uzunluğundaki panayır alanını baştan sona yürüyen gurbetçiler ve Sılacıların burada sarmaş dolaş özlem gidermelerini en çok biz izledik. Sadece Türkiye değil yurt dışından gelen gurbetçilerimizin de Ermenek ve yöre hasretini giderdikleri bir etkinliktir bu. Bir yazar olarak her yıl olduğu gibi bu yıl da bu konuda birçok farklı hemşerimizle gıyabi olan tanışmamızı vicahiye çevirdik.
Ermenek dörtlü set ve Taşeli 8'li set olarak ayırdığım bölgemizle alakalı 10 kitabımı tercih etti bu gurbetçilerimiz. Ermenek'e gelemeyip de kitap isteyen nice hemşerilerimiz de Ermenekle ilgili tüm kitapları gönder diyorlar genellikle. Kültür çadırımızı teşrif eden hemşerilerimiz bizi 3 cümle ile taltif ediyorlardı.
Birincisi sizi takip ediyoruz İkincisi ta geriden tebessüm ederek yanımıza gelip sarmaş dolaş olarak kendilerini tanıtıp gerek memleket hakkında gerek diğer alanlarda aydınlatıcı eserler yazdığım için teşekkür ediyorlardı. Üçüncüsü ise benim kendilerini tanıyor olduğumu varsayarak benimle konuşmaya başlıyor ve iş yine sosyal medyaya geliyordu ben de onlara mahcup olmamak için tanımanın yollarını aradım tanıdığımı kanıtladım. 30.
Sıla festivalinden de Allah'a şükürler olsun alnımızın akıyla çıktık. Buradan belediyemize başkanımıza personeline kaymakamlığımıza ve tüm emeği geçenlere canı gönülden teşekkür ediyorum. 30.
Sıla festivaline katılım son derece yoğundu. Ermenek giriş ve çıkışlardan başlayarak neredeyse 5 kilometrelik araç kuyrukları oluştu. Bu yıl okulların bahçelerinin de ücretsiz olarak otoparka açılması da bu kuyruğu etkilemedi.
Bu yıl kültür çadırında 8 tane yazarımız vardı. Yazarlar hem kitaplarını imzaladılar hem de çadırların arka planında okurlarıyla sohbet ettiler tanıştılar. Belediye başkanımız, kaymakamımız ve müftümüz çadırımızı ziyaret ederek kitapları inceleyip yazarlardan bilgi aldılar.
Festivalin 1. günü olan 21 Ağustos cuma günü belki Türkiye'nin en uzun panayırlarından biri her yıl olduğu gibi resmi olarak açıldı. Bu panayıra Türkiye'nin her tarafından her alanda satıcılar bir gün önceden yerleşmişti.
2. gün her zaman olduğu gibi Ermenek Belediyesi'nin ücretsiz olarak herkese batırma ikram etmesi ise yabancılarla evli olan Ermenekli batırma sevdalılarının özel hasretlerini de gidermiş oldu. 22 Ağustos cumartesi akşamı turkuaz gölü mesire alanında yoğun bir kalabalığa Pinhani konseri verildi.
Festivalin adı olan sıla Ermenek’ti, Taşeli idi, Başyayla idi, Sarıveliler idi. Artık Ermenek neredeyse gezi turlarının tamamında yer alan bir turizm kentidir. Bunda 30 yıldır yapılan Sıla festivallerinin etkisi büyüktür.
Bunda Konya Aydınlar ocağında Ermenek’le ilgili verdiğim konferansların etkisi büyüktür. Bunda Ermenek ve yöremizle alakalı kaleme aldığım 12 kitabın kitap fuarlarında, yurt içi PTT kargo aracılığıyla yapılan satışlarının etkisi büyüktür. Çünkü bu etkinliklerden ve eserlerimizden hemşerilerimiz ve nice yabancılar şunları öğrendiler.
Ermenek'te dünyanın en ünlü mağaralarının, en yaşlı ağaçlarının, en güzel gölünün, altından ırmaklar akan yerleşim yerlerinin, nadide tabiat parklarının, antik Kilikya olarak tarihten günümüze intikal eden antik kentlerin ve bu Antik kent kazılarından çıkan eserlerin sergilendiği bir bölge müzesinin olduğunu öğrendiler. 31. Sıla ve sanat festivali'nde 2027 yılında buluşmak üzere…