Bu Şahane Kapı Kanatları Nerede Bulundu? Karadağ'ın Şövalye ve Ejderhası
Kılbasan'ı geçip Dinek'e varmadan, yolun solunda Karadağ'ın eteklerinde devasa bir yaratığın her yıl daha da büyüyen açık ağzını görürsünüz. Bu yaratığın hızla büyüyen yavruları da olmuş, Kameni'ye giderken gördüm. Bu...
Kılbasan'ı geçip Dinek'e varmadan, yolun solunda Karadağ'ın eteklerinde devasa bir yaratığın her yıl daha da büyüyen açık ağzını görürsünüz. Bu yaratığın hızla büyüyen yavruları da olmuş, Kameni'ye giderken gördüm. Bu yaratıklar "kum ocakları" olarak adlandırılıyor.
Devasa iş makineleri ve damperli kamyonlar yaratığın ağzından girip gözden kayboluyor. Kum ocaklarının yakınına kadar gitmedim. Kocaman ağzından başka yerini görmedim.
Bir de dönem dönem şiddetli rüzgârla etrafa yayılan tozlarını hatırlarım. Birçok şehirde çevreciler, bölge sakinleri, üreticiler bu tür çalışmalara doğa katliamı ve çevre kirliliği yarattığı gerekçesiyle karşı çıkıp eylem yapıyor. Karaman'da tepkinin t'sini duymadım.
Ne sivil toplum örgütlerinden, ne Ziraat Odalarından ne vatandaşlardan şikayet de işitmedim. Şimdi bu bölgeye heyecanlı bir yolculuğa var mısınız? Yanlış anlamayın, bu bir eylem çağrısı değil.
Tarihin derinliklerine bir yolculuk yapacağız. Karşımıza şövalye, ejderha, Aya Yorgi ve şeytan çıkacak. Yolculuğumuz inşallah kazasız, belasız Karaman Müzesi'nde sona erecek.
Kum ocakları, Karaman'da yol ve inşaat yapımlarına paralel faaliyet göstermeye başladı. Adı, benim beş yıl devam edip karne aldığım ilkokulum Cumhuriyet'e ek olarak verilen Nihat Aslan, 1970'lerde kardeşleriyle birlikte Karadağ'dan Karaman'a kamyonlarla kum taşımaya başladı. Yollar şimdiki gibi değil; kamyonun geçtiği güzergâhtan yükselen toz bulutu, uzun süre havada asılı kalır, neden sonra kendine konuşlanacak yeni yer bulurdu.
Karaman'dan Karapınar'a uzanan eski yolda, yaz aylarında toz kalınlığı yarım metreye kadar ulaşırdı. Motorlu araç az, toz çoktu. Bir de rüzgâr varsa, göz gözü görmezdi.
Bir gün kamyona kum yüklenirken işçiler hiç ummadıkları bir cisim buldular. Cismi zarar vermeden, dikkatle ve yavaş yavaş yüzeye çıkardılar. Buldukları cisim, rengârenk bir kapıydı. İşçiler üzerinde ilginç resimler olan böylesine güzel bir kapıyı rüyalarında bile görmemişlerdi.
Tozu toprağı bir güzel silinen kapıdaki süslemeler ve resimler orada bulunanların ağzını açık bıraktı. Zengin ahşap işçiliğine sahip kapı iki kanattı: Kanatların çevresi ve ortasında geometrik ve bitkisel motifler vardı. Her kanat üç çerçeveye bölünmüş, her çerçevenin içinde bir resim...
Kapının sol kanadında yukarıdan aşağıya, geometrik figürlerlerle kuşatılmış bir gül, bir kadın ve elinde mızrak olduğu halde at üstünde bir şövalye. Kapının sağ kanadında, yukarıdan aşağıya yine çerçeve içinde üçgen şekilde tek göz, dört dile veya göz yaşına benzer figür, bir kadın ve atı şaha kalkmış elinde mızrak olan şövalye resmi. Kum ocağından çıkarılan bu kapı, Karaman Müzesi'ne teslim edildi.
Uzmanlara göre, kapı Binbir Kilise'ye aitti. Binbir Kilise'nin bulunduğu yerden sel sularıyla kum ocaklarına kadar sürüklenerek geldiği ve gömülü olduğu yerde çürümediği, renklerini koruduğu görüşü öne çıktı. Eser, uzmanlarca incelendi.
Bizans dönemi Kilise kor kapısı olduğu saptandı ve envantere de böyle işlendi. Kılbasan ve Dinek köyleri arasındaki kım ocağında bulunan ve üzerinde şöejderhayı öldürmesinin betimlendiği, Bizans dönemine tarihlenen kilise kapı kanadı, Hristiyanlığın Ortodoks aitti. Karaman ve ç, 1923 yılındaki nüfus mübadelesine kadar Türkçe konuşan ancak ibadetlerini Grek alfabesiyle yazılmış Türkçe metinlerle yürüten Karamanlıadlı Ortodoks Hristiyan nüfusa da ev sahipliği yapmaktaydı.
Kilise kapısında veya duvarlarında bir şöat üzerinde bir ejderhayı mızrakla öldürürken betimlendiği sahne, Hristiyan sanatının en yaygın ve sembolik ikonalarından biridir. Bu ikonada tasvir edilen kişi büyük ihtimalle Aziz veya bazı Batı geleneklerinde Başmelek Mikail'dir. Kapıdaki süsleme ve resimlerle iyinin kötüye karşı zaferi anlatılmak istenmiş.
Şövalye resmi, İsa Mesih'i, Hristiyan imanını, doğruluğu, ışığı ve kutsallığı temsil eder. Ejderha, şeytanı, günahı, kötülüğü, putperestliği ve karanlığı simgeler. Şövalyenin ejderhayı alt etmesi, imanın ve kutsal gücün, dünyadaki tüm kötülükleri ve şeytani oyunları eninde sonunda yeneceğini ilan eder.
Efsaneye göre, Libya'daki bir şehri haraca bağlayan ve her gün kurban isteyen bir ejderha vardır. Sıra kralın kızına geldiğinde, Romalı bir asker olan George ortaya çıkar, haç işareti yaparak imanın gücüyle ejderhayı öldürür ve hem prensesi hem de şehri kurtarır. Bu mucizeyi gören halk Hristiyanlığı seçer.
Kapı kanatları, Karaman Müzesi'ndeki binlerce eserden biridir. Müzeye yolunuz düştüğünde dikkatli bakmanızı öneririm. O rengârenk kapı kanatlarını, kum ocağının beden gücüyle çalışan eli nasırlı, helal lokma uğruna ter döken, alnı açık işçilerinin bulduğunu hatırlayın.
Karadağ ne sırlar saklıyor, şimdilik pek azını biliyoruz. Karaman, Karadağ'ın kıymetini bilmeli. Karadağ'da sadece yılkı atları yok.
İnsanlığın 10 bin yıllık geçmişinin her döneminden izler var. Karadağ'a sahip çıkılsın.



