17 October 2026, Saturday
Birileri Uçan Araba Yapıyor, Biz Hâlâ Adalet Arıyoruz!
Gündem

Birileri Uçan Araba Yapıyor, Biz Hâlâ Adalet Arıyoruz!

Dünyada Elon Musk uçan otomobil teknolojisini geliştiriyor, uzaya roket gönderiyor, yapay zekâ ve bilim konuşuluyor. Bizim ülkemizde ise gündem ne yazık ki bambaşka: Uyuşturucu, kumar, fuhuş iddiaları, yolsuzluk, faiz...

Dünyada Elon Musk uçan otomobil teknolojisini geliştiriyor, uzaya roket gönderiyor, yapay zekâ ve bilim konuşuluyor. Bizim ülkemizde ise gündem ne yazık ki bambaşka: Uyuşturucu, kumar, fuhuş iddiaları, yolsuzluk, faiz düzeni, fon skandalları ve milyarlarca liralık vurgun tartışmaları! Elbette bu ülkede alın teriyle çalışan, üreten, istihdam sağlayan, vergisini ödeyen namuslu iş insanlarımız var.

Sözümüz onlara değil. Sözümüz, servetini ve makamını kendisine dokunulmazlık zırhı sananlara! Öyle bir düzen algısı oluştu ki artık vatandaş şunu sorguluyor: Parası olanın suçu hafifliyor mu?

Güçlü olan hesap vermekten kurtuluyor mu? Alıp götüren, yakalanınca bir kısmını iade ederek sorumluluktan sıyrılabiliyor mu? Bu soruların cevabını bağımsız yargı vermeli.

Ancak adalet yalnızca mahkeme salonlarında değil, milletin vicdanında da karşılık bulmalıdır. Bugün Hindistan'daki kast sistemini eleştiriyoruz ama dönüp kendi toplumumuza da bakmalıyız. Sanki görünmez sınıflar oluşturulmuş.

Bir tarafta geçim derdindeki milyonlar, diğer tarafta imtiyazlı olduğu düşünülen bir azınlık! Fakir hata yaparsa bedelini öder, zengin hata yaparsa hesabını kim sorar? Fon skandalı artık görmezden gelinebilecek bir mesele değil.

SPK'nın resmî açıklamalarına göre 131 fon hakkında tasfiye kararı alındı. Milyonlarca yatırımcıyı ilgilendiren bir süreçten söz ediyoruz. Birileri milyonları, milyarları konuşurken küçük yatırımcı evinin, arabasının, çocuğunun geleceğinin hesabını yapıyor.

Faize bulaşmak istemeyen, helal kazancını ülkesinin şirketlerine yatıran vatandaş bugün birikiminin eriyişini çaresizlikle izliyor. Üstelik insanlar defalarca şikâyet ediyor, dilekçeler yazıyor, kurumlara başvuruyor. SPK yaptırımlar uyguladığını açıklıyor; fakat vatandaşın asıl sorusu hâlâ ortada: Denetimler yapılıyorsa bu kadar insan neden mağduriyet yaşıyor?

Sorumlular hesap verirken yatırımcının kaybını kim telafi edecek? Artık mesele yalnızca ekonomi değil. Mesele ahlâk, vicdan, liyakat ve adalettir.

Bir memlekette çalışarak kazanmak zorlaşıyor, kolay yoldan zenginleşmek marifet sayılıyor ve insanların adalete güveni sarsılıyorsa orada yalnızca piyasa değil, toplumsal değerler de zarar görüyor demektir. Bizim artık yeni zenginlere değil, yeni değerlere ihtiyacımız var. Bilime, üretime, teknolojiye, alın terine, kul hakkından korkan iş insanlarına ve herkese eşit uygulanan hukuka ihtiyacımız var.

Çünkü devletin büyüklüğü, zenginin servetiyle değil; güçsüzün hakkını ne kadar koruduğuyla ölçülür. Paranın satın alamadığı bir şey kalmadığına inananların çoğaldığı yerde, adaletin kendisi de sorgulanmaya başlar. Milletin istediği imtiyaz değil, adalettir.

Bu ülke kimsenin çiftliği, bu millet de kimsenin yolunacak kazı değildir!

İlgili Haberler