Bir Bilet Ama Salon İki Kişi
Bazı insanlar hayatımızdan gider ama hayatımızdan çıkmaz. Dün Mehmet'in doğum gününü kutladım. Bir bilet aldım, bir koltuk seçtim. Salonda iki kişiydik. Sevgili arkadaşım Mehmet Ördekçi'nin doğum günüydü.Yedi yıldır...
Bazı insanlar hayatımızdan gider ama hayatımızdan çıkmaz. Dün Mehmet'in doğum gününü kutladım. Bir bilet aldım, bir koltuk seçtim.
Salonda iki kişiydik. Sevgili arkadaşım Mehmet Ördekçi'nin doğum günüydü.Yedi yıldır aramızda yok. Ama kalbimizde hep çok.
Onu hep hatırlıyorum. İtinayla sakladığım bir fotoğrafımız var. Kaybedeceğim diye ödüm patlıyor.
Hayatımda tanıdığım en özel insanlardan biri. Sinemaya gitme niyetim var. Film seçiyorum.
Aklımda Odyssey var. Üç saatlik bir filmmiş. Kitabı da öyle, cok fazla.
Sonra daha önce bir önerisini izlediğim 'Tek Başına' geliyor aklıma. Türk filmi. Sosyal medya hesabımın öne çıkanlarında ilgi alanlarımın bir arşivi var.
İzleyeceğim filmler arasında. Oyunculardanİlhan Şen ve Renan Bilek isimlerini görüyorum.Yakın zamanda Serhat Mustafa Kılıç'ı kaybettik. Her giden oyuncunun ardından methiyeler düzüyoruz.
Yaşarken kıymetini gösteremediğimiz sanatçılarımız var.Serhat Kılıç'ı da çok beğenirdim. Keşke bir kez görebilip söyleyebilseydim.“Çok beğeniyorum sizi.” diyebilseydim. O dolu dolu gülümsemesiyle teşekkür edebilseydi.
Bu yüzden sevdiğim bu iki ismin filmine gidip, yaşarken sevdiğimi söylemek istiyorum. Bu adamı izlemeye bayılıyorum. Bu filmde de harika.
Doyamiyorum her olduğu kareyi çekiyorum. İlhan Şen ise rolünü oynamıyor. Yaşıyor.Düştüğünde gidip yanına oturasım, elinden tutup kaldırasım geliyor..."Biz hayalimiz icin müziknyapmıyor muyuz?" Diyor.
Bir de sokakta müzik yaparken zabıtalardan kaçış sahnesi içime oturdu. Biri onu sakladı. Zabıtalar sorunca da: "Ne yapmış?
Adam mı öldürmüş?" Dedi. Geçen yine sanal ortamlarda dolaşırken Sadri Alışık ve Çolfan İlhan Ödül Töreni'ne denk geldim. Kerem Alışık düzenliyor sunuyor.Suna Keskin'e ödül veriliyor.Gençlere odül verdiğinden bahsederek konuya giren Suna Hanım diyor ki:“...
Yıllar sonra... 86 yaşında bu ödülü almam iyi oldu. tam zamanınd geldi.
Belki b şu koltukta oturmuyor llabilirdim, biraz daha gecikseydi!..” Ne ince, ne zarif bir serzeniş. Allah guzel omür versin. İnsanın aklına takılıyor.Ödülü vermek için beklemek mi gerekiyor?Bir insanın kıymetini söylemek için dünyayı terk etmesini mi bekliyoruz?
Filmi izlerken yanımda Mehmet Ördekçi var.Bu seansı onun için kapattım. Canım Mehmet'im...Film sonrası üzerine ne muhabbetler ederiz diye düşünüyorum.Bedenen yok olsan da ruhen de yapabiliriz bu işi. "Şurasına katıldım, burasını sevdim..." dersin.
Bilet alırken de içimde enteresan bir duygu seli var.Filmi seçtim. 11.30 seansı.Şimdi koltuk seçmeliyim.Her koltuk yeşil. Tek bir yer boş: D4.“Aaa.
Bir yer kalmış” diye geçirirken aklımdan, salonun meğer boş olduğunu fark ediyorum.En güzel yeri seçiyorum.D4.Sinemaya 'Tek Başına' girerken ürpersem de Mehmet ile seyredeceğim geliyor aklıma.:))Film başlıyor. Ikinci yarısında bir ara görevli geliyor salona. İçeride biri var mı diye bakıyor.Bilmiyor ki ben film bitince dibine kadar seyrederim.Salondan en son ben çıkarım.Yazar, yönetmen, oyuncular, figüranlar, müzikler, nakliye, ulaşım, çekilen yerler, teşekkürler...
Hepsini. Bu bir totem.O anki bütün yaşadıklarımın her anını aklımda tutmak için kayıt yapar, zihnimde saklarım..Bazıları kalıyor.Bazı insanlar da. Mehmet'im...Doğum günün kutlu olsun arkadaşım.Tek başına geldiğimiz dünyadan gidişimiz de tek başına.Zamanlı zamansız fark etmez.Ruhun her neredeyse kutlu olsun.Bu dünyadaki rastlantımıza, arkadaşlığımıza bin şükür.Varlığını kutladım dün, yokluğunda.İyi geldi...
(Bir gün size Mehmet Ördekci'yi anlatmak isterim. Ya da siz araştırın, bana ne!)



